Uzak doğuda tsunami (nasıl kelime oyunu ama) etkisi yaratarak piyasalarda kendine devasa alanlar açan mobil sosyal ağlar, henüz dünyanın kalanında o kadar büyük güce ulaşamadılar. Bunun farklı bölgeler için farklı sebepleri var. Mesela Amerika ve Avrupa’da dizüstü veya masaüstü bilgisayarlar interneti kullanmanın ana araçları olarak güçlü bir pazar payına sahipler, çünkü genişbant internet -diğer ülkelere oranla- erken bir şekilde yayılım göstermeye başladığından beri bu aletlere erişim oranı da benzer şekilde yüksek. Bu sebeple en başından beri web tabanlı sosyal ağlar kullanılıyor ve bunların sağladığı -mobil için zor veya imkansız görünen- imkanlardan (video, büyük ekran, rahat kullanım, klavye ile giriş vs.) vaz geçmek kullanıcılar için zor oluyor.

Genişbant penetrasyonunun düşük olduğu uzak doğu ülkelerinde ise sosyalleşme aracı olarak önce SMS sonra wap-chat sistemleri yayılmaya başladı. Cep telefonu tuş takımını ergonomik olarak bilgisayar klavyesine tercih eden bir neslin oluşması büyük oranda buna bağlı. Asiajin‘in şu haberinde görülen abuk aletler, gerçekten de uzay çağının gelmekte olduğunu gösteriyor gibi.

Diğer yanda, internet penetrasyonunun düşük olduğu ülkelerden biri de Türkiye, ama bizde hem cihaz kalitesi, hem de veri bağlantı ücretlerinin görece yüksek olması, mobil internetin 2.0 servisleri kullanıcıları arasında büyük bir talep görmesini engelliyor. Beni ve bu bloğun çoğu okurunu içine alan ileri seviye kullanıcılar için, Facebook, Xing, Friendfeed gibi sosyal ağlar, mobil internet kullanım amaçları arasında e-postadan sonra ikinci sırada geliyor olabilirken, daha düşük yaş ve profil kesitine baktığımızda, bunun mobil eğlence, oyunlar vs. ile sınırlı kaldığını görüyoruz.

Cihaz kalitesinin ortalamada düşük kalışı, yurtdışında yaygınlaşmış olan uzun vadeli kontrat karşılığı cihaz alabilme gibi yöntemlerin bizde henüz tam olarak kullanılmamasına bağlanabilir. İlk defa iPhone ile kitlesel bir yayılım gösteren bu tarz kampanyalar, 3G dönüşümü gerçekleşirken daha da fazla ilgi görecek ve kullanılacak. Yeni cihazların gelmesi ve veri transfer ücretlerinin ucuzlaşması/kullanımının yaygınlaşmasıyla, 2009′un ikinci yarısından itibaren mobil 2.0 servislerinin ciddi bir büyüme yaşayacağını düşünüyorum.

Geçen hafta duyurulan Nokia ViNe ile ilgili Webrazzi‘de yayınlanan yazıda, Arda Kutsal önemli bir GSM operatörünün bu alanda sağlam bir yatırım içinde olduğunu söylüyordu. Buna ek olarak, Avrupa’da Türkiye’ye girmeyi bekleyen güçlü mobil servislerin olduğunu, ve de büyük oyuncuların mobil servislerini sürekli olarak geliştirdiklerini hesaba katarsak, 2009′da çok çok hareketli bir alan göreceğimiz kesin. Bu rekabetten tabi ki en karlı çıkanlar son kullanıcılar olacak.

Son kullanıcı demişken, şu anda bir N95 kullanıyorum ve yoldayken, dışarıda beklerken, hatta bazen evde TV karşısındayken Facebook, Xing, Friendfeed gibi sosyal ağ servislerini cep telefonumdan geziyorum. Fotoğrafları aynı boyda göremiyor ve videoları izleyemiyor olmak dışında, pek eksiklik çektiğim söylenemez. Son iki yılda yaşanan arabirim devrimlerinin benzer hızla ilerlemesi ve yukarıdaki faktörlerin şartları hepimiz için değiştirmesi halinde, şu anki sosyal ağ anlayışıyla bile şu ankinden çok çok daha fazla insanın 2009′da mobili de kullanmaya başlayacağı görüşündeyim.

Tüm bu öngörünün içinde, konum odaklı/bağlı servisler ve atılımlar bulunmuyor. Bilgisayar kullanıyorken de kimi zaman dış mekanlarda olabiliyoruz, malum kablosuz sunmayan kafe kalmadı gibi bir şey, fakat cep telefonlarının “bilgisayarın yapabildiği herşeyi yapabilmek”ten çok daha ileri düzeyde bir kapasitesi var aslında. Cep telefonları, o anda bulunduğumuz noktayla gerçek zamanlı olarak etkileşime geçecek yepyeni bir dünyanın kapısını açıyor. Bulunduğumuz yere yakın mekanlar, hizmetler ve elbette insanlar; arkadaşlarımız. Facebook listemdeki 500 küsür kişi arasında o anda yakınımda bulunanları görebilmek ve onlarla etkileşime girebilmek, bana kalırsa mobil sosyal ağların ve bunlara dahil konum bazlı servislerin yükselişi olacak. Bunların yoğun şekilde kullanılması için belki 2009 sonunu beklememiz gerekebilir, ama geldiklerinde seslerini duyacağımıza eminim.

Toplam : 3 Yorum var

    Enes Kul December 31st, 2008 at 5:11 am

    Türkiye’de bunların gerçekleşmesi için sanırım bağlantı konusunda yeni fikirler gerekli, gerek ücret gerekse erişilebirlik olarak.

    Şekip Can Gökalp December 31st, 2008 at 7:25 am

    Müge Hanım, teşekkürler desteğiniz için. =)

    Enes, bence yeni cihazların yaygınlaşması ve 3G sisteminin desteklenmesi için Almanya’dan iyi bildiğimiz flatrate tarifeler gelecek. Aylık, yıllık sabit ücretlerle sınırsız veri paketleri ücretlendirmeleri olacak. Bunlardan faydalanacağız.

Yorumunuz: