etohum girişimci yatırımcı buluşması olarak başladı, en azından sloganı buydu. İlk olarak Vadi’nin bana gösterdiği etohum’un sitesine baktığımda, açıklamaları, ekibi ve amacı gördüğümde büyük bir eksikliğin giderildiğini görmüştüm. Biraz Almanya’da olmamızla da ilgili olarak, kısa zaman öncesine kadar, sektörde fazla insan tanımamamız da böyle bir organizasyonun eksikliği ile ilgiliydi sanırım. Bu yaz başlayana kadar, Almanya’da, Türkiye’de olduğundan daha fazla internetçi tanıyordum. Şimdi durum tersine döndü.

Yazılarımda veya oturup çay kahve eşliğinde sohbet ettiğimizde, camia lafını sıkça kullandığımız duymuşsunuzdur. İstanbul Erkek Lisesi gibi, sağlam camiaya sahip bir okuldan gelmem sanırım bunu neden bu kadar önemsediğimi açıklıyor. Nasıl ki sanatçılar birbirlerini tanır ve birbirlerinden haberdar olarak akımları oluştururlar veya bilim insanları aynı şekilde birbirlerini takip ederek ve çeşitli şekillerde gruplaşarak ekoller yaratırlarsa, internet de aynı böyle yaratıcılık ve hareketlilik gerektiren bir meşgale bana göre ve bu yüzden bu genç sektörün en önemli ihtiyaçlarından biri camia anlayışı. Henüz sayımız çok az olduğu için bir camiadan söz etmek güç olsa da, ufak tefek gruplar oluşmaya başladı diyebiliriz. Bunun en önemli sebeplerinden biri de etohum.

Bunun gerçekten basit bir getirisi ve önemli sonuçları var. Sağlanan tanışıklık ortamı ile, paylaşımlar ve diyaloglar çok rahat bir sürece dönüşüyor. Birini çat diye arayıp, size saatler kazandıracak önemli bir bilgiyi rica edebiliyorsunuz veya birlikte iş yapabileceğiniz insanları yakından tanımak size onlarla ilgili önemli ayrıntıları bilme lüksünü veriyor. Bazen de “Hadi birer (beşer?) bira içelim” diyerek bir masa etrafına toplanmak da işin diğer güzel bir yönü tabi.

Şu ana kadarki dönemde, bir araya gelip bir girişimciyi dinlememizi -veya sonradan Televidyon‘da izlemek üzere dinlemememizi-, birbirimizle tanışmamızı sağlamış, zamanlama, uygulama ve istikrar açısından gerçekten önemli bir yere sahip bir etkinlik. Kimi eleştiriler var evet, ama sanıyorum ki gönüllü destekler ile gerçekleştirilen böyle bir etkinlik için bunlar son derece doğal. etohum’un bir oluşum olarak var edilmesi ve kabullenilmesi süreci sanıyorum ki belli bir adıma kadar geldi. Şimdi sıra iş yapmakta. Bir süredir etohum ekibi, Şubat civarında başlayacak olan eğitimlere katılmak ve -bence daha da önemlisi- etohum ekolüne dahil olmak üzere başvuru yapan girişimcilerle görüşüyorlardı. Bunlar neticesinde ortaya çıkan 15 ekip, Ocak ayının son gününde, yani 31 Ocak Cumartesi günü, Maçka’daki İTÜ İşletme Mühendisliği Fakültesi’nde açıklanacak. Yaklaşık 6 saat sürecek etkinlikte, tahmin ediyorum ki başka şeyler de izleyeceğiz. Ben kesinlikle orada olacağım. Bu ekolün doğuşuna şahit olmak ve 15 tane gelecek vaat eden girişimciyi canlı olarak dinlemek isterseniz, gelmenizi kesinlikle tavsiye ederim.

Toplam : 3 Yorum var

    Murat Buyurgan January 15th, 2009 at 2:56 pm

    Çok Güzel bir yazı olmuş…

    Şekip Can Gökalp January 17th, 2009 at 4:50 am

    Teşekkürler =)

    Volkan Çelik January 31st, 2009 at 1:50 am

    Güzel yazı için teşekkürler, 1 saat sonra e-tohum’dayım :)

Yorumunuz:


Add a comment on FriendFeed