
Şekip Can Gökalp
Merhaba,
Ben Şekip Can Gökalp. Kişisel bloğumda, internet ekonomisi ile ilgili olarak katıldığım etkinlikler, tanıştığım insanlar ve genel olarak sektörde edindiğim gözlemleri bulacaksınız.
Keyifli seyirler.





Bugün biten hafta içinde başlıktakilerden daha fazla sektörel etkinlik vardı aslında. Artık sürekli olarak artan bir sıklıkla interaktif sektörün çeşitli kolları bir araya geliyor. Blog Ödülleri, Etohum’la beraber, IAB Genel Kurulu ve Turkcell’in iş ortaklarını çağırdığı “Internet Dünyası ve Mobil’de Yeni Fırsatlar” etkinliği de geçen hafta iki önemli etkinlikti.
Interactive Advertising Bureau Türkiye’de 18. ayını doldururken geçtiğimiz hafta yaklaşık 100 kişinin katıldığı bir genel kurul ile bazı işleyişsel değişiklikleri oyladı, komiteler için katılımcılar belirlendi, temsil başarısı, IAB’nin işlevselliği gibi konular masaya yatırıldı. Bir süredir damardan giriş yaptığım interaktif reklamcılık sektöründeki acımasız gerçeklere baktığımızda, IAB başkanı Levent Erden‘in de dediği gibi normalde masanın iki tarafında oturan ve -benim eklemem- birbirini gırtlamakla yükümlü bu insanlar, aynı amaç için aynı odada bir araya gelebildikleri için tebriği hak ediyorlar. Tabi ki birileri söz alıp konuştukça odanın farklı köşelerinden yükselen fısıldaşmalar olmadı değil. O kadar olacak.
Amerika’da 1996′da kurulan ve bir süre önce Türkiye’ye gelip belli sayıda kurucu üyenin çabasıyla hayat bulan IAB’nin şu andaki birincil hedefi ölçümlemeyi standartlaştırmak. Bu gerçekleştiğinde tüm üye kuruluşların onaylayıp kabul ettiği bir trafik bilgisine sahip olunacak. Kurumun Reklamverenler Derneği, Reklamcılar Derneği ile birlikte, medya şirketleri, satış evleri, yayıncılar ve interaktif ajansları da bünyesinde barındırıyor olması, bu merkezi ölçümlemeye ciddi bir güven sağlayabilir.
Netlog’u temsilen bulunduğum kurul toplantısından sonra, yakın zamanda bir yayıncılar toplantısı yapılacak. Bunu komite toplantıları (bir tanesine girip neler olup bittiğini daha yakından takip etmek ve elimden geldiğince katkıda bulunmak istiyorum, gelişmeleri aktarırım) ve dönemlik kurul toplantıları takip edecek. Aslında bu kadar rekabetçi bir iş kolunun böyle bir şekilde bir araya gelip üretimde bulunması çok önemli. Hem herkesin aynı gemide -bir numaralı sektör klişesi- olduğunu unutmaması için, hem de sektörün derli toplu bir ilerleme kaydedebilmesi için, bu son derece önemli. Turkcell’den de katılım olması ayrıca önemliydi, çünkü Turkcell reklam dünyasıyla, mobil pazarlama ekibi ile aslında reklamveren olarak değil, bir nevi mecra olarak iletişim kurmayı seçmişti. Hemen ertesi gün gerçekleşen Internet Dünyası ve Mobil’de Yeni Fırsatlar toplantısında değinilen konular bunu teyit ediyor.
Aslında bir süredir belli başlı internet yayıncıları Turkcell -ve diğer operatörler- ile internetin gücünü mobilde yeni ortaya çıkan imkanlar ile birleştirmek için görüşüyordu. Turkcell’in bu daveti bu süreçleri artık görünür bir hale getirmek, belki de belli bir temele oturtulduğu düşünülen mobil internet açılımını resmen duyurmak adına yapıldı diyebiliriz. Aslında dönemsel olarak tekrarlanması isabetli olacaktır diye düşünüyorum.
Toplantıdan aklımda kalan iki şey var. İlki mobil üzerinden siteye trafik sağlanması konusu. Mobil trafik çok değerli, hem ödeme kanalları hem reklamveren gözünde mobil şu anda webin 10 yıl önceki haline benzer fırsatlar sunuyor. Fakat Turkcell’in getirdiği yenilik, üzgünüm, içler acısı.
Sistem şu:
Olayın saçma taraflarını göremeyenler için; Bilgisayar karşısındaki adam cep telefonuna neden link istesin? Cep telefonuna uygun site yapmaktan aciz internet yayıncısı neden böyle lüzumsuz ve zahmetli bir kullanımla destekleniyor? Mobil internet kullanıcısı açısından küçücük ekranda koca siteyi görmek mi yoksa optimize edilmiş bir ekranda gerekli bilgileri görmek anlamına mı geliyor?
Bu yeniliğin sunumundaki “Bakın bir tık kazandınız” yaklaşımını ayrıca bir ele almak gerekiyor aslında. Ayda milyonlarca “tık” ile çarklarını döndürmeye çalışan yayıncıları gerizekalı yerine koymaya ne gerek var?
İkinci konu da, mobil ödeme sistemindeki gelir paylaşımı mevzuu. Buradaki olay özetle şu: SMS ödemesi yaparak internette alışveriş yapabiliyorsunuz. Eskiden bu sisteme dahil olan ÖİV şu anda olmadığı için, bu sistem bir nebze de olsa gerçek bir ticaret imkanı sağlayabilir. Turkcell uzun uğraşlar sonunda mümkün kıldığı bu sistemle ücretli online servisler ve e-ticaret için çok önemli bir açılım gerçekleştirdi. Fakat. Fakat maalesef yüzde 40′a kadar çıkan payı ile, yine de bu yöntemi kullanma hevesindeki yayıncıların önüne ciddi bir soru işareti çıkarıyor. Bu payların yüksekliği, tahsilat konusundaki riskle açıklanıyor, fakat başka bir soruya cevaben -mobil ödemenin hayata geçtiği günden itibaren- geçen 8 ayda, tahsilatı yapılamamış mobil ödeme oranı %0,0 olarak açıklanıyor. Bu tarz çelişkiler tabi iş yapma zeminini zedeliyor.
Turkcell içinde farklı farklı ekiplerle ve amaçlarla son 2-3 ay içinde yaptığım 10 kadar toplantıda son derece yetkin ve vizyoner birçok insanla tanıştım, fakat çok çok büyük bir ticaret hacmine ve operasyonel yapıya sahip olan Turkcell kaçınılmaz bir kurumsal hantallık sorunu ile karşı karşıya. Avea ve Vodafone’da durum hiç farklı değil bu arada. Bu sebeple, platform olarak kalmaları ve çevik iş ortakları ile çalışmaya devam etmeleri çok daha makul olacak gibi görünüyor. Bu yola girilmeden önce Turkcell’in iş ortaklarıyla aynı hizmeti aynı anda sunuyor olması da diğer bir çelişki. Hem iş akışının hızlanması, hem de yatırım yaparak Turkcell hizmetlerini ilgililere iletmeye ve karlı bir iş yapmaya çalışan iş ortaklarının başından itibaren sorunsuzca çalışabilmesi için daha yalın bir model belirlenmeli diye düşünüyorum.


Toplam : 2 Yorum var
Melih Bayram Dede
May 3rd, 2009 at 2:19 am
Vadi Efe
May 4th, 2009 at 1:42 pm
Katıldığın etkinliklerde notlar aktarmanız ve yorumlarınızı da paylaşmanız çok yararlı olmuş. Özellikle, Interactive Advertising Bureau’nun Türkiye’deki faaliyetlerini ilgiyle takip ediyorum. İnternet reklamcılığı alanında Türkiye’de yapılması gereken çok iş var çünkü.
Turkcell’in web yayıncılarına mobil siteler için tasarım kılavuzu (guideline) hazırlaması ve bunu yazılı ve çevrimiçi olarak paylaşması daha yerinde bir hareket olacaktır. Böylece standartlara bağlı kalınarak verimli mobil siteler geliştirilebilir.
Yorumunuz: