<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Şekip Can Gökalp &#187; Gözlem</title>
	<atom:link href="http://sekipcangokalp.com/kategori/gozlem/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://sekipcangokalp.com</link>
	<description>Şekip Can Gökalp</description>
	<lastBuildDate>Wed, 19 Aug 2009 12:10:29 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Bir marka sonunda Twitter&#8217;ın hakkını verebildi</title>
		<link>http://sekipcangokalp.com/2009/08/bir-marka-sonunda-twitterin-hakkini-verebildi/</link>
		<comments>http://sekipcangokalp.com/2009/08/bir-marka-sonunda-twitterin-hakkini-verebildi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 19 Aug 2009 12:01:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Şekip Can Gökalp</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gözlem]]></category>
		<category><![CDATA[bezci detay market]]></category>
		<category><![CDATA[sosyal medya]]></category>
		<category><![CDATA[twitter]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sekipcangokalp.com/?p=136</guid>
		<description><![CDATA[Abarttığımı düşünenler olabilir, ama bence Twitter kullanan markalar arasında sonunda bir tanesi olayı gerçekten de anladı ve layıkıyla kullanıyor. Bahsettiğim marka Bezci Detay Market. Haftasonu Deniz&#8216;de zaman öldürürken bir mail geldi. Bezci Detay Market is now following you on twitter. Oha yok artık, dediğim anda Emrah&#8216;ın maili geldi: Hasan abiye bir haber yaraşır diyor. Arayıp [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Abarttığımı düşünenler olabilir, ama bence Twitter kullanan markalar arasında sonunda bir tanesi olayı gerçekten de anladı ve layıkıyla kullanıyor. Bahsettiğim marka <a href="http://twitter.com/bezcidetay" target="_blank">Bezci Detay Market</a>. Haftasonu <a href="http://friendfeed.com/denizcoskun">Deniz</a>&#8216;de zaman öldürürken bir mail geldi. <em>Bezci Detay Market is now following you on twitter.</em> Oha yok artık, dediğim anda <a href="http://twitter.com/emrahyuce">Emrah</a>&#8216;ın maili geldi: Hasan abiye bir haber yaraşır diyor. Arayıp konuşmuş, Bezci Detay ODTÜ yakınlarında bir marketmiş. Öğrenciler ikna etmiş abimizi ve bir blog, bir de twitter hesabı yaratmışlar. Sosyal ağlarda, aynı incelikle yönetecekleri sayfalar da açmalılar bence. Hem eğlenceli ve tutarlı bir biçimde iletişimini sürdürüyor, hem relevant içerikle takipçileriyle ilişkisini sıkı tutuyor. Takip etmek isteyeceğim bir marka hesabı diyebilirim. Tabi ODTÜ civarında bir bakkalın müşterisi olmama imkan yok, ama çocuklar bunu devam ettirirlerse, sunabilecekleri gerçek bir sosyal medya <em>case</em>i yakalamış olacaklar.</p>
<p><img class="alignnone size-large wp-image-137" title="Bezci Detay Market Twitter'da" src="http://sekipcangokalp.com/wp-content/uploads/2009/08/ınga-ınga-neden-aglıyor-bu-..._1250676679182-1024x662.jpg" alt="Bezci Detay Market Twitter'da" width="614" height="397" /></p>
<p>Bana kalırsa, tüm markalar sosyal medyada içerik yaymakla ilgili bir sıkıntı çekiyor. Bunun sebebi de sadece kampanya bilgisi vs. vermenin ötesine geçememeleri. Biliyoruz ki <em>conversation marketing</em>de asıl hedef marka hakkında diyaloglar yaratmak. Bunu yaratırken havuç vermek evet çok basit ve işlevsel, ama marka veya markaya ait öğeler hakkında konuşulmasını sağlamak için illa bedava bilet dağıtmaya gerek var mı? Benim işim pazarlama değil, sadece bir süredir markaların sosyal medyada aktivasyon yaratmasıyla ilgili bir işte çalışıyorum. Dolayısıyla fazla uzatmadan sözü uzmanlara bırakmak istiyorum. Acaba sosyal medyada, kurumsal kaygılardan sıyrılarak gerçek bir başarı yakalamak mümkün değil mi? Bunu yapacak öngörü ve kararlılığa sahip bir marka veya müşterisini bu yola sokabilmiş bir ajans yok mu?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sekipcangokalp.com/2009/08/bir-marka-sonunda-twitterin-hakkini-verebildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>3G neyi değiştirebilir?</title>
		<link>http://sekipcangokalp.com/2009/07/3g-neyi-degistirebilir/</link>
		<comments>http://sekipcangokalp.com/2009/07/3g-neyi-degistirebilir/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 31 Jul 2009 13:44:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Şekip Can Gökalp</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gözlem]]></category>
		<category><![CDATA[İş]]></category>
		<category><![CDATA[3g]]></category>
		<category><![CDATA[mobil internet]]></category>
		<category><![CDATA[mobil reklam]]></category>
		<category><![CDATA[ttnet]]></category>
		<category><![CDATA[turkcell]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sekipcangokalp.com/?p=127</guid>
		<description><![CDATA[WAP denen şey -zavallı ve geniş bir kitlenin mobil content bataklarında feci şekilde parçalanmaları dışında- hiçbir işe yaramadığı ve mobil internet kavramının memlekete girmesini yıllarca geciktirdiği için, bizde &#8220;mobil site&#8221; denen şey ciddiye dahi alınmadı. Zaten günlük koşuşturma içindeki büyük yayıncılar çok ciddi trend kavramlar oluşmadıkça, (iPhone veya 3G gibi) bu tarz manevralara giremeyecek kadar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>WAP denen şey -zavallı ve geniş bir kitlenin mobil content bataklarında feci şekilde parçalanmaları dışında- hiçbir işe yaramadığı ve mobil internet kavramının memlekete girmesini yıllarca geciktirdiği için, bizde &#8220;mobil site&#8221; denen şey ciddiye dahi alınmadı. Zaten günlük koşuşturma içindeki büyük yayıncılar çok ciddi trend kavramlar oluşmadıkça, (iPhone veya 3G gibi) bu tarz manevralara giremeyecek kadar yoğun olduklarından, mobili yok saydılar. Sanırım geçen seneye kadar haklılardı da. Firefox&#8217;a uyumlu site yapmaktan aciz vizyonu da hesaba katınca, onlarca farklı cihaza uygun mobil sürüm çıkarmaları ihtimali iyice uzaklaşıyor. Mobil pazarlama da SMS kampanyalarından ibaret kalınca, 3G gibi -milyonlarca lira harcanarak memleket insanına &#8220;görüntülü konuşma&#8221; olarak aktarılmakta olan- güzel bir açılım dahi mobil internet ile bağdaştırılamıyor. Her ay 5 milyon kişinin mobil internete girdiği hesap edilen bir pazarda, garip bir durum var.</p>
<p>3G belki de bu anlamda, mobil ve web yayıncılarını, bunları ilk aşamada hayatta tutacak olan reklamverenleri ve bu ikisini birleştiren tüm ekosistemi harekete geçirecek bir etkide bulunabilir diye ümit ediyorum. Daha fazla site mobil versiyonlar çıkartacak, bu sitelerin iletişimini ana mecraları olan web üzerinden yapacaklar ve derken cep telefonundan internete girmek normalleşecek. Operatörlerin tarifeleri kitlesel anlamda erişilebilir seviyelerde tutması ve mobil internet kullanımını arttıracak iletişim çalışmalarını hızlandırmasıyla, 2 sene içinde mobil internet gerçek bir mecra haline gelebilecek.</p>
<p>Cihaz olarak laptop ve cep telefonu arasındaki en önemli fark ise, bir tanesinden hiçbir eklenti olmadan direkt olarak ödeme yapabiliyor olmanız. Dolayısıyla mobil üzerindeki B2C modellerin de çok daha kolayca karlı konuma geçeceğini göreceğiz. Çok değerli bir reklam mecrası olmasına rağmen, mobil siteler ve uygulamalar reklamdan değil son kullanıcıdan aldığı paralarla uzun vadede değer kazanacak. Tabi mobil hakkındaki bu yorumlar hep webe görecelendirilerek ortaya çıkıyor.</p>
<p>Netice itibariyle ciddi bir &#8216;disruption&#8217;dan bahsettiğimizi söyleyebiliriz; webden mobile hızlı geçen mecralar, markalar, B2B veya B2C servisler erkenden yer kapacak. Bu konuda birçok ülkeyi takip ediyorum ve çoğunlukla, Türkiye&#8217;den kolay ulaşılabilir pazarlarda mobil hacmin webe Türkiye&#8217;den çok daha yakın olduğunu görüyorum. Bunun sebebi muhtemelen devletin GSM operatörleriyle aşık atmaya çalışmaması olabilir tabi. Yeri gelmişken TTNet&#8217;e taziyelerimi sunmalıyım. ISP sayısına +3 gelince ve bunlardan biri Turkcell gibi bir firma olunca, sanıyorum ki TTNet içindeki zombi zihniyetini gömme zorunluluğunu en kısa sürede hayata geçirecektir.</p>
<p>Özetle fikrim, 3G&#8217;nin bir teknoloji veya yenilik olarak olmasa da, bir kavram ve tarihsel bir mihenk taşı olarak elektronik iletişim ve reklam sektöründe ciddi bir fark yaratacağı ve bunu webden çok daha hızlı şekilde yapacağı yönünde. Zamanla göreceğiz bunu tabi&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sekipcangokalp.com/2009/07/3g-neyi-degistirebilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yazı yazmadığım 19 gün içinde başıma gelen 8,5 şey</title>
		<link>http://sekipcangokalp.com/2009/02/yazi-yazmadigim-19-gun-icinde-basima-gelen-85-sey/</link>
		<comments>http://sekipcangokalp.com/2009/02/yazi-yazmadigim-19-gun-icinde-basima-gelen-85-sey/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 01 Feb 2009 11:29:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Şekip Can Gökalp</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gözlem]]></category>
		<category><![CDATA[befunky]]></category>
		<category><![CDATA[beyaz show]]></category>
		<category><![CDATA[etohum]]></category>
		<category><![CDATA[netbook media]]></category>
		<category><![CDATA[netlog]]></category>
		<category><![CDATA[social networking forum]]></category>
		<category><![CDATA[startupsinturkey]]></category>
		<category><![CDATA[twestival istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[upgrade!istanbul]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sekipcangokalp.com/?p=103</guid>
		<description><![CDATA[Sevdiğim şeylerden uzak kalmaktan hoşlanmıyorum ve hevesle yazmaya başladığım bloğuma son iki hafta içinde yazı yazamamak da pek hoşuma gitmedi. Bahanem de hazır gerçi; uzun süredir tek bir işe bu kadar odaklanıp diğer herşeyden kopmamıştım. Çok fazla sayıda yeni insanla tanışıp, yeni şeyler öğrendiğim için zevk alarak devam ediyorum, fakat özellikle bloğumdan uzak kalmak pek [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sevdiğim şeylerden uzak kalmaktan hoşlanmıyorum ve hevesle yazmaya başladığım bloğuma son iki hafta içinde yazı yazamamak da pek hoşuma gitmedi. Bahanem de hazır gerçi; uzun süredir tek bir işe bu kadar odaklanıp diğer herşeyden kopmamıştım. Çok fazla sayıda yeni insanla tanışıp, yeni şeyler öğrendiğim için zevk alarak devam ediyorum, fakat özellikle bloğumdan uzak kalmak pek hoşuma gitmedi. Bu süre içinde -haliyle- epey malzeme çıktı, ama kısa bir kişisel perspektif özeti yazmakla yetineceğim şimdilik. İncelemek istediğim bir iki konu var, bunları belki Gent&#8217;te ofis ortamında çalışacağım için bu hafta içinde daha rahat bir şekilde yazıya çevirebilirim. Şimdi başıma gelen onlarca şey arasından seçtiğim 7,5 şey.</p>
<ol>
<li><img class="alignright" title="Beyaz Show" src="http://img2.blogcu.com/images/a/l/k/alkmaar/beyaz_show.jpg" alt="" width="191" height="159" />Geçen hafta Cuma günü <a href="http://www.netbookmedia.com/">Netbook Media</a>&#8216;dan Barış aradı ve Netlog Beyaz Show&#8217;a sponsor olmak ister mi diye sordu. Netlog doğal bir büyüme yaşadığı için marka bilinirliği olarak Taksim-Maslak hattında ne kadar büyük olduğuna dair yeterli bir algı yok ve kime 6.2 milyon üyemiz var desek gözleri fal taşı gibi açılıyor. Bu bilinirliği sağlamak için çeşitli çalışmalar yapmak istiyorduk. Biraz spontane ve plansız da olsa bu soruya tamam dedik ve böylece ufak bir işbirliğine başlamış olduk. Beyaz, program sırasında bir muhabbette ben Facebook değil Netlog kullanıyorum diyerek bir jestte de bulundu. Şubat ayında yayınlanacak programlarda da devam edeceğiz buna. Üye sayısında veya trafikte bir değişiklik oldu mu diye soruluyor, ama asıl soru şu olmalı; Bundan 3 ay sonra Netlog basında kaç defa anılmış olacak. Bunu birlikte göreceğiz sanırım. Benim için de yeni bir tecrübe.</li>
<li>Ajanslarda enteresan bir hayat dönüyor. Uzun yıllar yayıncı tarafındaydım, hala yayıncı tarafındayım gerçi, ama şimdi ajanslarla daha sıkı bir ilişki içindeyim. Orada internete daha sayısal bir bakış var. İyi bir şey, çünkü sayısallık olmadan sektörler oluşmuyor. Kötü, çünkü her iş sayısallığa ajansların bildiği anlamda sahip olmayı hedeflemiyor. Piyasa olgunlaştıkça buradaki denge kurulur umarım. (2,5. Netlog TR &amp; ME sorumlusu Timothy&#8217;nin buraya gelmesiyle başlayan 2 haftalık yoğun toplantı haftasında özellikle medya ve kreatif ajanslar ile bol bol toplanıp görüştük. Bir iki defa müşterilere de gittik beraber ve bu yüzden tüm zamanım dışarıda ve yollarda geçti. Hemen her gün iş bağlantılı bir akşam yemeği programı da yapıldığı için eve gelmem genel olarak 11&#8242;i buluyordu. Toplantı sonrası ve öncesi işler geceye kaldı ve dolayısıyla pek uyuyamadım. Dünki etohum haftasonu buluşması da bu iki haftanın sonunda gelen bir lolipop oldu diyebilirim. akşam eve varıp bir yemek yedikten sonra 6 gibi sızmışım, uyandığımda sabah 9&#8242;du. 15 saat. Gülümseyerek uyandığımı söyleyebilirim. Uyumak önemli. Dün <a href="http://www.ugurozmen.com">Uğur Özmen</a> &#8220;Hayırdır dalmışsın&#8221; deyince yorgun olduğumu ben de fark ettim.)</li>
<li><img class="alignright" title="Twitter" src="http://assets1.twitter.com/images/twitter_logo_s.png" alt="" width="175" height="41" />İstanbul&#8217;da yaşayan batılı yabancılar arasında bol bol sosyal medya sevdalısı insan olduğunu keşfettim. Tesadüfen oldu da diyebilirim. Bir iki örnek gördükten sonra, Twitter&#8217;ı kullanan kimler var diye bakınırken bir miktar teknoloji ile alakasız Twitter kullanıcısı da gördüm. Twitter&#8217;da son takip etmeye başladığım <a href="http://twitter.com/sekip">kişilere</a> bakarsanız görebilirsiniz bunları. Twitter&#8217;ı biraz teknolojik eksenden çıkarmaya çalışacağım. İstanbul&#8217;da enteresan şeyler keşfetmek için bir araç olabilecek mi, bunu merak ediyorum. Bu arada 12 Şubat&#8217;ta dünyayla aynı günde bir Twestival düzenleniyor İstanbul&#8217;da, bununla ilgili bilgi için <a href="http://twitter.com/duygusaylam/status/1164279387">tık</a>.</li>
<li><a href="http://startupsinturkey.com"><img class="alignright size-full wp-image-106" title="StartupsInTurkey" src="http://sekipcangokalp.com/wp-content/uploads/2009/02/picture-21.png" alt="" width="233" height="37" /></a><a href="http://startupsinturkey.com">StartupsInTurkey.com</a>&#8216;u açtık sonunda. Aylardır aklımdaki bir fikirdi, Burak Büyükdemir&#8217;le de konuşmuş ve yapalım demiştik, onun da aklındaymış. Sonra bir gün bir kahvaltıda Mert Erkal&#8217;ın ben de editör olurum demesi üzerine, adımları atmaya başladık. Vadi&#8217;nin de daha önceden böyle bir şey yapmak istediğini biliyordum ve açılma öncesi süreçte o da olaya dahil olunca 4 kişi birer ucundan tuttuk ve siteyi açtık. Burak Dönertaş tasarımını yaptı. SIT hakkında söylenecek çok şey var aslında, ama site kendini anlatacaktır.</li>
<li><a href="http://befunky.com"><img class="alignright" title="befunky" src="http://http.cdnlayer.com/befunky/16122008/img/befunky_logo.jpg" alt="" width="120" height="47" /></a>Geçen hafta <a href="http://www.muratkaya.com">Murat Kaya</a> ile birlikte <a href="http://befunky.com">befunky</a> ofisinde bir öğle yemeği yedik. Gayrettepe civarında müstakil bir malikhanede işlerini yapıyorlar. Teknoloji firması oldukları için zaten önleri açık, ama bir de kendi ağızlarından dinleyince daha da inandığımı söyleyebilirim. Tekin Tatar zaten olayın &#8220;iş&#8221; tarafını çok iyi algılamış. Türkiye&#8217;nin çıkardığı en sağlam servislerden biri olarak 1-2 sene içinde önemli yerlerde göreceğimize inanıyorum. Fotoğraf hala bir numaralı medya türü, bu alanın son kullanıcı tarafındaki önemli bir kısmında köklü değişiklikler yaratacaklarına inanıyorlar. Hedef iyi, ekip iyi, gidişat da iyi. Umarım böyle devam eder ve hedeflerine ulaşırlar.</li>
<li>Ugrade!Istanbul&#8217;un geçen hafta düzenlenen etkinliğinde <a href="http://burak-arikan.com">Burak Arıkan</a>&#8216;ın mikro-emek üzerine fikirlerini ilginç buldum. Özetle, sosyal ağlarda yarattığımız değerin kullanıcılar oalrak karşılığını alamadığımızı ve bu sebeple sosyal ağ işletmecilerinin kullanıcıları sömürdüğünü iddia ediyordu.  Ben internetle haşır neşir olmaya başladığım zamandan beri üretici tarafta yer aldığım için, kullanıcı dediğimiz grubun içinde basit bir kullanıcı olarak yer alamadım. Bakış açım bu yüzden taraflı olabilir, ancak bu pahalı teknolojilerin ve daha da pahalı operasyonların sürdürdükleri ekonomik var olma uğraşı bir yana, her kullanıcının bu ağlardan ne çıkardığı da önemli bana göre. Hayatımız boyunca tek bir bardak kola içmesek de yaşayabileceğimiz gibi, Facebook&#8217;la alakamız olmadan da yaşayabiliriz, fakat Facebook sayesinde elde ettiğimiz ticari ve sosyal kazanımlar acaba tüm Facebook kullanıcılarının hayatını toplamda ne kadar etkilemiştir? Şöyle özetlersek, LinkedIn&#8217;e para veriyoruz, çünkü para kazanmamızı kolaylaştırıyor, İstanbul.net&#8217;e para veriyoruz, çünkü sevgili bulmamızı kolaylaştırıyor, Facebook&#8217;dan para istiyoruz, çünkü? Bu sorunun cevabı &#8220;biz olmasak facebook olmazdı&#8221; ise, geçiniz. Bence, şu anki haliyle dengeli bir ilişki söz konusu.</li>
<li><a href="http://www.socialnetworking-forum.com/"><img class="alignright" title="Social Networking Forum" src="http://www.socialnetworking-forum.com/images/stories/snf_120x90.gif" alt="" width="120" height="90" /></a>Londra&#8217;da 9-10 Mart&#8217;ta gerçekleşecek <a href="http://socialnetworking-forum.com">Social Networking Forum</a>&#8216;a blogger olarak akredite oldum. Türkiye&#8217;den de epey katılım olacak gibi görünüyor, en azından gelmek istediğini bildiğim bir miktar insan var. Yarısı gelse bile 4-5 kişi oluruz. Güzel de olur. Etkinlik öncesindeki haftada Gent&#8217;te olma ihtimalim var, öyle olursa trenle Brüksel&#8217;den Londra&#8217;ya gitme ve Manş denizini tünelle geçme eğlencesine de katılmış olacağım. Hayırlısı.</li>
<li>Dün gerçekleşen <a href="http://etohum.com">etohum</a> haftasonu buluşmasında, eğitimlere katılacak, kafe toplantılarında işlerini anlatacak olan 15 firmayı/ekibi dinledik. Ekipler bu eğitimlerden sonra birer 3 veya 5 dakikalık performans daha sergilemeliler diye düşünüyorum. Etohum&#8217;un üç önemli ayağından biri olan eğitim kısmının (diğer ikisi; sektör abileriyle yakın temasta bulunma şansı ve bilinirlik) ne kadar etkili olacağını bu şekilde kolayca görebiliriz, zira performansların tümü kötüydü. Sunumax eğlenceliydi diyebiliriz, ama tabi o da son derece dağınıktı. Önemli olan sunumlar mıydı, eh biraz öyleydi. O işlerin ne kadarı başarılı olur, ne kadarı başarısız olur buna karar vermek şu anda kumara girer. Etohum&#8217;un ve Burak Büyükdemir&#8217;in ne kadar önemli bir iş yaptığını bir önceki yazımda da okuyabilirsiniz, yine de tekrardan tebrik ediyorum kendisini, <a href="http://selcukhoca.com">Selçuk Koyuncu</a>&#8216;yu, <a href="http://metinkahraman.com">Metin Kahraman</a>&#8216;ı, <a href="http://harunpeksen.com">Harun Pekşen</a>&#8216;i, <a href="http://mugecerman.com">Müge Çerman</a>&#8216;ı ve etohum&#8217;a bir şekilde katkısı dokunmuş herkesi.</li>
</ol>
<p>Bunların hepsi ayrı ayrı yazı konuları aslında (uyku kısmı hariç, o zaten buçukluk olarak listede yerini alıyor), ama dediğim gibi vakit ve fırsat olmadı. Bundan sonra böyle büyük aralar vermemek niyetindeyim, tabi insanın hayatındaki böyle büyük değişiklikler her zaman tertipli bir şekilde ele alınamıyor. Bu yazıyı da havaalanında geçirdiğim 2 saat içinde yazdım. Şimdi Brüksel&#8217;e doğru yola çıkıyorum, oradan Gent&#8217;e. Bir hafta Netlog ofisindeyim, bakalım işler merkezde nasıl yürüyormuş&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sekipcangokalp.com/2009/02/yazi-yazmadigim-19-gun-icinde-basima-gelen-85-sey/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>NTVMSNBC&#8217;nin internet sitesi oluşu</title>
		<link>http://sekipcangokalp.com/2009/01/ntvmsnbcnin-internet-sitesi-olusu/</link>
		<comments>http://sekipcangokalp.com/2009/01/ntvmsnbcnin-internet-sitesi-olusu/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jan 2009 22:11:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Şekip Can Gökalp</dc:creator>
				<category><![CDATA[Analiz]]></category>
		<category><![CDATA[Gözlem]]></category>
		<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[marka iletişimi]]></category>
		<category><![CDATA[ntv]]></category>
		<category><![CDATA[ntvmsnbc]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sekipcangokalp.com/?p=88</guid>
		<description><![CDATA[Dünyada, mashupların, entegre sistemlerin, içerik agregatörlerinin kullanıcıyı çektiği bir yıldan yeni çıktık. Friendfeed gibi sadece diğer servisleri biraraya getirerek içerik ve arkadaş kanallarınızı tek yerde toplamaya yarayan bir servisin yükselişine 2008&#8242;de şahit olduk. Türkiye&#8217;de birbirine yaklaşan bir sektör gözlemledik hep birlikte. Bu birliktelikten çıkan bir çok önemli proje oldu; ajanslar, startuplar, markalar birbirine yaklaştı. Son [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyada, mashupların, entegre sistemlerin, içerik agregatörlerinin kullanıcıyı çektiği bir yıldan yeni çıktık. <a href="http://friendfeed.com">Friendfeed</a> gibi sadece diğer servisleri biraraya getirerek içerik ve arkadaş kanallarınızı tek yerde toplamaya yarayan bir servisin yükselişine 2008&#8242;de şahit olduk. Türkiye&#8217;de birbirine yaklaşan bir sektör gözlemledik hep birlikte. Bu birliktelikten çıkan bir çok önemli proje oldu; ajanslar, startuplar, markalar birbirine yaklaştı. Son olarak, özellikle <a href="http://www.marjinal.com.tr">Marjinal</a>&#8216;in bloggerları lansman etkinliklerine dahil etmesi, Warner Bros&#8217;un bloggerlara yönelik öngösterimler düzenlemesi derken, bugün de <a href="http://www.ntv.com.tr">NTV</a> merkez binasında bir blogger-marka buluşmasına daha şahit olduk. Tüm bu teknik ve stratejik etkileşim, internetin sadece insanlar arası değil, yapılar arası etkileşime de imkan sağladığını ve ihtiyaç duyduğunu bize gösterdi bence. Artık bu ekosistemle çok yollu ve çift yönlü bir bağ kuramayan yapılar, beklentisi yükselen internet kullanıcısının alışkanlıklarına gerçek anlamda nüfuz etmekte zorluk çekecek. Bu anlamda, NTVMSNBC&#8217;nin gerçek bir internet sitesi olma yolundaki önemli açılımını anlatmak istiyorum.</p>
<p>Bugün NTV merkez binasındaki toplantıya katılan blog yazarları arasında ben de <a href="http://www.ntvmsnbc.com/news/471980.asp">vardım</a>. Davetin sebebi yenilenme hazırlıkları süren ntvmsnbc.com sitesini henüz açılmadan bizlere göstermek ve bununla ilgili geri dönüş almaktı. Bir NTV gezisi ardından başlayan toplantı ile ilgili görüşlerime geçmeden önce, kısaca siteye değinmem gerekirse; bence şimdiki halinden çok daha iyi. Benzerlerinin epey üstünde bir kaliteye sahip bir görsellik ve kullanılabilirlik sunuyor. En çok da, internet haberciliğine sayfa dizme mantığını getiren &#8220;değiştirilebilir ilk ekran&#8221; anlayışını sevdim. Özetle, editörler <a href="http://ntvmsnbc.vom">ntvmsnbc.com</a> anasayfasına girince sayfanın ilk karşımıza gelen kısmını, son derece esnek bir şekilde gündemin durumuna göre değiştirebiliyorlar. Bu sayede yazı ve multimedya içeriğini vermenin üstüne, sayfa dizmenin haberciye verdiği gücü de vermiş oluyor. Bu olanaktan, uygulamada ne şekilde faydalanılacağını hep birlikte göreceğiz.</p>
<p><img class="alignnone" title="NTVMSNBC Anasayfa" src="http://www.ntvmsnbc.com/news/298561.jpg" alt="" width="547" height="307" /></p>
<p>Bana göre NTV medya grubunun internet açılımı için daha da önemli genel bir durumu gözlemleyebildiğimiz toplantı ise, beni sitenin kendisinden daha çok ilgilendiriyordu aslında. NTV -bu konuda eleştiriler vardır, ama genel kanı pek değişmeyecektir diye düşünüyorum- Türkiye&#8217;de genel olarak kaliteli TV, kaliteli radyo, kaliteli yayınevi, kısacası kaliteli medya demek. Bunu internete yansıtabilmeleri için, şu anki tüm siteleri değiştirmeleri gerekiyor ki bunu yapıyorlar. Bugünki toplantıda, iki farklı binadan işleyen NTVMSNBC.com ve NTV yeni medya ekiplerini bir arada gördük.</p>
<p>Ekiplerin yöneticileriyle birlikte kalabalık bir şekilde toplantıda bulunmaları, grubun (camiaya son derece yakın olan internet pazarlama müdürü <a href="http://www.muratkahraman.net/">Murat Kahraman</a> ve business developer <a href="http://www.erayendes.com/">Eray Endeş</a>&#8216;in buradaki etkisi önemli olmuştur sanırım) sosyal medyaya bakışındaki ciddiyeti gösteriyordu bence. Fakat bu ciddiyet, 2 yıla yakın süren geçiş/entegrasyon çalışmasının getirdiği bir gerginlik ve savunma anlayışı ile hafif de olsa gölgelendi. İnterneti iyi bilen ve kendilerini ifade etmekte becerikli bloggerların eleştirilerini yanıtlayacak tek bir kişi belirlense ve bu kişi bu insanların dilinden konuşan birisi olsaydı, sanıyorum ki çok daha rahat bir iletişim atmosferi yakalanırdı. Fazlasıyla karışık geçen toplantıda, gerçekten faydalı geridönüşler olduğunu ve NTVMSNBC&#8217;nin bu toplantıdan gerçek anlamda faydalanma şansı olduğunu düşünüyorum. Tabi blog yazarlarına yüzyüze, dürüst ve şeffaf bir şekilde projelerini anlatmaları başarılı bir hamleydi, bunun karşılığını böylelikle aldılar ve daha da alacaklar.</p>
<p>Bugün orada bulunan 15 kadar blog yazarı, artık ntvmsnbc&#8217;nin yeni döneminde en önemli sözcüleri olacaktır muhtemelen. Diğer markaların da üretim süreçlerinde blog yazarlarını ve sağlam müşterilerini dahil etmeleri önemli, ama iletişim konusunda dikkatli olmak gerekiyor. Bugün büyük oranda genç ve açık insanlardan oluşan NTVMSNBC ekibi bile zaman zaman hatalar yaptıysa, diğer markaların bu konuda daha da dikkatli olması gerekecektir. İletişim gerçekten de ince bir iş, yıllar içinde değer sahibi yapılan bir markayı kimin temsil ettiğini doğru belirlemek çok önemli.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sekipcangokalp.com/2009/01/ntvmsnbcnin-internet-sitesi-olusu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Satılık blog: Robert Basic kişisel bloğunu satıyor</title>
		<link>http://sekipcangokalp.com/2009/01/satilik-blog-robert-basic-kisisel-blogunu-satiyor/</link>
		<comments>http://sekipcangokalp.com/2009/01/satilik-blog-robert-basic-kisisel-blogunu-satiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 09 Jan 2009 10:05:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Şekip Can Gökalp</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gözlem]]></category>
		<category><![CDATA[basic thinking blog]]></category>
		<category><![CDATA[blog satmak]]></category>
		<category><![CDATA[robert basic]]></category>
		<category><![CDATA[satılık blog]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sekipcangokalp.com/?p=84</guid>
		<description><![CDATA[Blog satmak fikri aslında o kadar da absürt değil. Her blog kişisel ve amatör değil, bazılarının -görece- çok iyi gelirleri var. Robert Basic&#8216;in bloğunu satmak isteme sebebi ise basit: Değişiklik. Bir noktaya getirdiği bu bloğu satıp başka bir şeyler denemek istiyor. İngilizce-Almanca karışık olarak yazacağı bir bilişim bloğu ile, kişisel olarak yazacağı bloğunu ayırmak ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Blog satmak fikri aslında o kadar da absürt değil. Her blog kişisel ve amatör değil, bazılarının -görece- çok iyi gelirleri var. <a href="http://robertbasic.de/">Robert Basic</a>&#8216;in <a href="http://www.basicthinking.de/blog/">bloğunu</a> satmak isteme sebebi ise basit: Değişiklik. Bir noktaya getirdiği bu bloğu satıp başka bir şeyler denemek istiyor. İngilizce-Almanca karışık olarak yazacağı bir bilişim <a href="http://buzzriders.com">bloğu</a> ile, kişisel olarak yazacağı bloğunu ayırmak ve bu şekilde bloglamaya devam etmek istiyormuş.</p>
<p>Yani <strong>Arda Kutsal</strong>&#8216;ın gün gelip bu işlerden elini eteğini çekmek istediği anda <a href="http://www.webrazzi.com">Webrazzi</a>&#8216;yi satması doğal olur, sonuçta birden fazla yazarın yazılarıyla yayınını sürdüren ve belli bir merkeze oturmuş bir blog Webrazzi. Ciddi bir haber kaynağı ve camianın önemli buluşma noktalarından biri. Robert Basic ise, Almanya&#8217;nın bir numaralı bloggerı olmasına rağmen, yazılarının bir kısmı kişisel, bir kısmı internet dünyası hakkındaki kişisel analizlerine dayalı, çok küçük bir kısmı ise özel haberlerden oluşuyor. 30 binden fazla feed abonesi olan bu adam, blogosferde elbette son derece saygın bir noktada, fakat öte yandan Almanya&#8217;da olan biteni sıkı şekilde takip etmek isteseniz okuyacağınız bir blog değil. Avrupa kupasında maçları yorumlamıştı bloğunda, öyle diyeyim.</p>
<p><a href="http://sekipcangokalp.com/wp-content/uploads/2009/01/basic-thinking-blog-to-boldly-blog-what-no-man-has-blogged-before_1231494934554.jpeg"><img class="alignnone size-full wp-image-86" title="basic-thinking-blog-to-boldly-blog-what-no-man-has-blogged-before_1231494934554" src="http://sekipcangokalp.com/wp-content/uploads/2009/01/basic-thinking-blog-to-boldly-blog-what-no-man-has-blogged-before_1231494934554.jpeg" alt="" width="500" height="260" /></a></p>
<p>Bu karakteristik yapıya rağmen, Hırvat asıllı Robert Basic&#8217;in Basic Thinking Blog&#8217;u şu anda satılık. Bir süredir bununla ilgili olarak bloğunda yazılar yazan ve durumu okurlarına danışan Basic, sonunda kararını verdi ve dün akşam sekize doğru açık arttırmayı Ebay&#8217;de <a href="http://cgi.ebay.de/ws/eBayISAPI.dll?ViewItem&amp;item=260343987629">başlattı</a>. 1 Euro&#8217;dan başlayan açık arttırmaya katılabilmek öyle kolay değil. Ebay üyesi olmanın yanında, Basic&#8217;e çekeceğiniz bir kimlik fotokopisi ve imza gibi veriler içeren bir faxın ardından izinli alıcılar listesine ekleniyorsunuz. Bu da Ebay&#8217;in Robert Basic&#8217;e yaptığı bir güzellik. Potansiyel müşterilerin ciddiyetini ölçmek için yapılan bir denetim. Bu şekilde listeye giren insanların dün akşamdan beri yaptığı 118 teklif ile, bloğun şu andaki ederi 20.150 Euro seviyesinde. Hiç fena değil bence, ama Basic&#8217;in beklentisi bunun üstünde olsa gerek; asgari ücret henüz karşılanmış değil.</p>
<p>Tabi bu durumun Alman blogger camiasında yarattığı dalgalanma inanılmaz boyutta. Tüm bloglarda bu konuyla ilgili yazılar var. Karşılaştığım en enteresan yaklaşım ise, son derece saf ve iyimser: &#8220;<a href="http://www.ringfahndung.de/archives/wir-sind-basic-thinking">Wir sind Basic</a>&#8221; (de. Biz Basic&#8217;iz&#8221;) başlığıyla yazılan yazıda, bloggerlardan oluşan bir grubun basicthinkingblog&#8217;u satın alması gerektiği yazıyor. Bu sayede uzun süredir lafı dönen blogcular birliği gerçekleşebilir ve de bu adres üzerinden tech-web dünyasını alakadar eden haberleri paylaşabilirler deniyor. &#8220;Hepimiz Basic&#8217;iz&#8221; tadını hafif de olsa veren bu yaklaşımın zıttı yönde ve uçlarda dolanan yorumlar da yok değil.</p>
<p>Bence de tartışılmaya çok müsait bir <em>fenomen</em>le karşı karşıyayız. Yazının girişinde söylediğim gibi, <a href="http://webrazzi.com">webrazzi</a>, <a href="http://thenextweb.com">thenextweb</a>, <a href="http://www.deutsche-startups.de">deutsche-startups</a> gibi blogların kolektif ve nispeten nötr karakterleri sebebiyle satılmaya müsait ve de son derece değerli yapılar olduklarını düşünüyorum, fakat <strong>Basic Thinking Blog</strong> şu okuduğunuz bana ait blogdan bile daha kişisel. Bu onu değersiz yapmaz tabi ki, hatta çok çok değerli olduğu aşikar. Birkaç barcamp&#8217;te karşılaşıp, bir kere de kısaca konuştuğum Robert Basic&#8217;in kişi olarak da gördüğü ilgi ve saygı inanılmaz. 2008 yılında günde ortalama 7000 kişinin ziyaret ettiği bloğundan 30 bin euro gelir elde etmesinin açıklaması da ancak bu olabilir. Peki Robert Basic&#8217;i bu bloğun içinden çıkartınca geriye ne kalacak? Pagerank, feed aboneleri ve indexlenmiş sayfalar mı? Yoksa <strong>Basic Thinking Blog</strong> başkaları tarafından yazılsa da benzer bir güce sahip olabilir mi? Bu konuda ne düşünüleceğini gerçekten merak ediyorum.</p>
<p><strong>Güncelleme: </strong>Satış 46 bin euro civarında gerçekleşti. Alıcı, serverloft adında bir dedicated sunucu sağlayıcısı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sekipcangokalp.com/2009/01/satilik-blog-robert-basic-kisisel-blogunu-satiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Xing socialmedian&#8217;ı neden satın aldı?</title>
		<link>http://sekipcangokalp.com/2008/12/xing-socialmediani-neden-satin-aldi/</link>
		<comments>http://sekipcangokalp.com/2008/12/xing-socialmediani-neden-satin-aldi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Dec 2008 08:57:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Şekip Can Gökalp</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gözlem]]></category>
		<category><![CDATA[jason goldberg]]></category>
		<category><![CDATA[satın alma]]></category>
		<category><![CDATA[socialmedian]]></category>
		<category><![CDATA[studivz]]></category>
		<category><![CDATA[xing]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sekipcangokalp.com/?p=43</guid>
		<description><![CDATA[Avrupa vs. ABD kavgasının patlak vermesinin üstünden bir hafta geçmeden, Avrupalı Xing&#8216;in Amerikan socialmedian&#8216;ı satın alması haberi geldi. Socialmedian, sosyal medyanın hem isim, hem de cisim olarak vücut bulmuş hali diyebiliriz; çok çeşitli geleneksel ve sosyal medya kaynağından haberleri derleyen bir haber agregatöründen bahsediyoruz. 3,5 milyon Euro&#8217;nun direkt ödendiği, başarı durumuna göre yarım milyon ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://sekipcangokalp.com/wp-content/uploads/2008/12/socialmedian1.png"><img class="alignright size-full wp-image-44" title="socialmedian" src="http://sekipcangokalp.com/wp-content/uploads/2008/12/socialmedian1.png" alt="" width="170" height="66" /></a>Avrupa vs. ABD kavgasının patlak vermesinin üstünden bir hafta geçmeden, Avrupalı <a href="http://www.xing.com">Xing</a>&#8216;in Amerikan <a href="http://www.socialmedian.com">socialmedian</a>&#8216;ı satın alması <a href="http://www.webrazzi.com/2008/12/19/avrupalilar-amerikali-bir-startupi-satin-aldi/">haberi</a> geldi. Socialmedian, sosyal medyanın hem isim, hem de cisim olarak vücut bulmuş hali diyebiliriz; çok çeşitli geleneksel ve sosyal medya kaynağından haberleri derleyen bir haber agregatöründen bahsediyoruz. 3,5 milyon Euro&#8217;nun direkt ödendiği, başarı durumuna göre yarım milyon ile 2,5 milyon arasında bir rakamın da 3 sene içinde parça parça ödeneceği bir sistemle, borsadan güç alan ve halihazırda son derece karlı bir şirket olan Xing, neredeyse bir aylık cirosunu gözden çıkararak (500 binden fazla ücretli üye ve e-ticaret, reklam gibi gelirler birleştiğinde aylık 4 milyon civarında yakın bir ciro yaptıklarını tahmin ediyorum) Amerika merkezli, son derece &#8220;hip&#8221; bir startupı bünyesine kattı.</p>
<p>Xing bloğunda <a href="http://blog.xing.com/2008/12/a-natural-fit-socialmedian-joins-xing/">belirtilen</a> en önemli sebep iş adamlarının dar vakitlerinde isabetli filtrelenmiş haberler almalarına yardımcı olmak. Sosyal ağ yapısının ve sosyal medyanın başarılı bir kombinasyonu, gerçekten de faydalı olabilir. Peki basit bir anlaşma ile entegre edilebilecek haberler için tüm firmayı satın almaya gerek var mıydı?</p>
<p><a href="http://sekipcangokalp.com/wp-content/uploads/2008/12/17464v1-max-250x250.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-45" title="Jason Goldberg" src="http://sekipcangokalp.com/wp-content/uploads/2008/12/17464v1-max-250x250.jpg" alt="" width="200" height="168" /></a>Olay haliyle burada bitmiyor. Socialmedian&#8217;ın kurucusu <a href="http://www.crunchbase.com/person/jason-goldberg">Jason Goldberg</a>, 1 yıldan kısa sürede exit yapmayı başarmış, yukarıda belirttiğim gibi Amerika&#8217;da, özellikle geliştiricileri ve genç girişimcileri barındıran &#8220;geek scene&#8221;de son derece iyi tanınan ve sevilen bir karakter. 15 Ocak itibariyle uygulama platformundan sorumlu VP olarak Xing&#8217;in Hamburg&#8217;daki merkezinde çalışmaya başlayacak. Bu da net olarak Linkedin&#8217;in uygulama platformuna koca bir &#8220;Bende de 5 As var&#8221; cevabı anlamı taşıyor. Opensocial entegrasonu konusunda yoğun çalışmalar yapan Xing için, bu satın alma aynı zamanda önemli bir işe alma anlamı da taşıyor. Xing, Amerika&#8217;ya uygulama geliştiricileri üzerinden girmenin ve bunu ufak miktarlarla da olsa, kriz döneminde geliştiricilere para kazandırarak yapmamnın peşinde.</p>
<p>Linkedin elindeki 100 küsür milyonla neler yapmayı planlıyor, bunu hala çözebilmiş değilim, ama onlar da ciddi hamleler yapmaya başladıklarında çok güzel bir kapışma izleyeceğiz. Facebook-StudiVZ örneğindeki gibi hukuki bir kavga değil, gerçek bir ticari savaş olacak gibi duruyor. Uzun süredir merakla takip ettiğim bu konuda sık sık böyle gelişmeler yaşanması güzel.</p>
<p><strong>Ekleme</strong>: Bu yazıyı yayınladığım sıralarda Çağlar Erol da kendi bloğunda olayı Amerika pazarındaki PR etkisi açısndan ele aldığı bir yazı yayınladı. Meraklısı <a href="http://www.caglarerol.com/2008/12/22/xingin-socialmediani-almasi-uzerine/">buradan</a> okuyabilir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sekipcangokalp.com/2008/12/xing-socialmediani-neden-satin-aldi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Açız, üşüyoruz, yardım çağıramıyoruz; LeWeb &#8216;08 izlenimleri</title>
		<link>http://sekipcangokalp.com/2008/12/aciz-usuyoruz-yardim-cagiramiyoruz-leweb-08-izlenimleri/</link>
		<comments>http://sekipcangokalp.com/2008/12/aciz-usuyoruz-yardim-cagiramiyoruz-leweb-08-izlenimleri/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Dec 2008 12:40:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Şekip Can Gökalp</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[Gözlem]]></category>
		<category><![CDATA[konolive]]></category>
		<category><![CDATA[leweb]]></category>
		<category><![CDATA[loic le meur]]></category>
		<category><![CDATA[viewdle]]></category>
		<category><![CDATA[webnode]]></category>
		<category><![CDATA[zoover]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sekipcangokalp.com/?p=33</guid>
		<description><![CDATA[Avrupa&#8217;nın en büyük internet ekonomisi etkinliği olan LeWeb bu sene 5. kere düzenlendi. Bu sene ilk defa bloggerlara özel bir akreditasyon programı açtılar ve de bu programın bir parçası olarak ben de etkinliğe katılma şansı buldum. 1680 kişinin katıldığı &#8220;aşk&#8221; temalı etkinlik, Paris&#8217;te bir kültür merkezinde gerçekleştirildi. Bugün yollarda olacağım, ama yazıyı da ertelemek istemedim. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa&#8217;nın en büyük internet ekonomisi etkinliği olan <a href="http://www.lewebparis.com">LeWeb</a> bu sene 5. kere düzenlendi. Bu sene ilk defa bloggerlara özel bir akreditasyon programı açtılar ve de bu programın bir parçası olarak ben de etkinliğe katılma şansı buldum. 1680 kişinin katıldığı &#8220;aşk&#8221; temalı etkinlik, Paris&#8217;te bir kültür merkezinde gerçekleştirildi. Bugün yollarda olacağım, ama yazıyı da ertelemek istemedim. O yüzden fazla allayıp pullamadan, üç ana başlıkta olayı ele alacağım.</p>
<p><a href="http://www.webrazzi.com/wp-content/uploads/2008/12/3100119802_b808ca7632_o.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2561" src="http://www.webrazzi.com/wp-content/uploads/2008/12/3100119802_b808ca7632_o.jpg" alt="" width="500" height="334" /></a></p>
<p><strong>Açız, üşüyoruz, yardım çağıramıyoruz</strong></p>
<p>Önce kötü kısımlardan başlayayım; İçerisi buz gibiydi, internet özellikle ilk gün yok denecek kadar azdı (bu yüzden kendi bloğumdan planladığımın aksine sadece Asya pazarları hakkındaki panelden <a href="http://sekipcangokalp.com/2008/12/leweb-08den-canli-yayin-asyadaki-pazar-patlamasi-paneli/">canlı yayın</a> yapabildim), 1680 kişiyi kanepelerle doyurmaya çalıştılar (ve başaramadılar). Kayıt kuyruğu, program kaymaları, teknik aksaklıklar vs. bunlara fazla girmiyorum, zira bunlar her konferansın klasikleri sayılır. LeWeb &#8216;08&#8242;i yerden yere vuran güzel bir yazı okumak isterseniz, Paul Carr&#8217;ın Guardian&#8217;daki <a href="http://www.guardian.co.uk/technology/2008/dec/10/startups-internet">şu</a> yazısına bakın.</p>
<p><strong>Türkiye nerede?</strong></p>
<p>Son olarak, biliyorum bazen sinir bozucu olabiliyor bu konuda söylediklerim, ama 1680 kişi içinde Türkiye’den sadece 3 kişinin olması da ayrıca üzücüydü bence. Türkiye’den dediğime de bakmayın, bu üç kişiden biri Almanya’da yetişmiş olan İbrahim Evsan diğeri ise UNICEF&#8217;den Esra Doğramacı&#8217;ydı ki tam olarak bu işlerle bağlantısı nedir bilemiyorum, çünkü kendisini bir türlü yakalayıp konuşamadım. Göz göre göre bir sektörün –hem de diğerlerine kıyasla komik rakamlarla başarı elde edilebilecek yepyeni bir alan açan bu sektörün- daha Türkiye’den kopuk şekilde coşmasını izlemek gerçekten üzücü. Taze girişimciler için belki tüm git-gel masrafları fazla olabilir, ama sektörde buraya gelip bu ortamda bulunma imkanına sahip olan en az 100 kişi vardır, ama sanırım bu tarz ortamlar kısa vadede somut fayda getirmeyeceği düşünülüp yok sayılıyor. Hiç lobi yapmıyoruz, sonra neden Türkiye’den global girişim çıkmıyor diye soruyoruz. Bu işler tesadüfen olmuyor, orada olup kendimizi göstermeliyiz.</p>
<p><strong>Sahnede yıldızlar geçidi</strong></p>
<p>Genelde içerik berbat olur derler böyle konferanslarda, ama yüzde 80&#8242;i süperdi konuşmacıların, konukların ve panelistlerin. <a href="http://www.leweb3.com/Documents/LeWeb%2708-OfficialProgram.pdf">Program</a> özenle dengelenmişti, bunu da çok iyi buldum. Yani internet neticede herşeyi kapsıyor ve bir iş. Bu yüzden sadece <em>internetçi</em>leri çağırmakta fazla fayda görmüyorum. Sektör dışı insanların kattığı tat son derece önemliydi. Her zamanki uçup kaçan sponsor seansları dışında aklımda kalanlar:</p>
<p><strong>David Weinberger: </strong>Harvard Üniversitesi&#8217;nden bir profesör kendisi. Liderlik anlayışının değişimi ile ilgili son derece kafa açıcı bir konuşma/sunum yaptı. Bulursanız izleyin derim.</p>
<p><strong>Italy Talgam: </strong>Aslında orkestra şefi olan bu abimiz de, sevgi temalı LeWeb&#8217;de &#8220;severek kontrol etme&#8221; üzerine eğlenceli bir aksiyon gerçekleştirdi. Yüzlerce ciddi ciddi kadınlar adamlar olarak kalkıp &#8220;Bilader Yakup&#8221; söyledik.</p>
<p><strong>Paulo Coelho: </strong>Aslında ne kitaplarını, ne de yazarlığa bakışını severim Paulo Coelho&#8217;nun, ama son derece zeki birisi olduğu su götürmez bir gerçek.  Daha önce Frankfurt Kitap Fuarı’nda anlattığı hikayeyi burada da anlattı. Rusya’da yılda 10 bin kitap satarken, tüm kitaplarını Rusça olarak internete koymuş ve o sene 100 bin, sonraki sene 1 milyon kitap satmış Rusya’da. Telif hakları ile ilgili bambaşka bir anlayışın temsilcisi yani.</p>
<p><a href="http://www.webrazzi.com/wp-content/uploads/2008/12/3099300421_4602ccbd86_b.jpg"><img class="alignnone size-full wp-image-2563" src="http://www.webrazzi.com/wp-content/uploads/2008/12/3099300421_4602ccbd86_b.jpg" alt="" width="500" height="333" /></a></p>
<p><strong>Susan Wu:</strong> ohai&#8217;nin CEO&#8217;su. Virtual Goods teması ile ilgili son derece ilginç bilgiler verdi ve açılımlardan bahsetti. Virtual Goods konusu Loic Le Meur&#8217;un de son derece ilginç bulup bu sene özellikle ön plana çıkardığı alanlardan biriydi. Türkiye&#8217;de de örneklerini görmeye başladık aslında; Ersan Özer bu konuda ilk denemeyi yaptı.</p>
<p><strong>Yossi Vardi:</strong> Piyasanın gerçek köklü yatırımcılarından biri. Şu lafını Friendfeed&#8217;den geçtim bu sözünü, ama tekrarlamakta fayda var: &#8220;İş planı bir bilim kurgu alt türüdür.&#8221; Kendimizi kandırmayalım diyor. Dikkate değer.</p>
<p><strong>Mike Butcher: </strong>Bağırıp çağırıp Avrupa şöyle süper böyle süper dedi. &#8220;Büyük Mike&#8221; ile olan fotoğrafını gösterip geniş geniş güldü. &#8220;İstanbul&#8217;da bile&#8221; dedi. Eh.</p>
<p><strong>Marissa Mayer: </strong>Google kullanıcı deneyimi ve arama ürünleri VP&#8217;si. Rahat, samimi, sempatik, kadın, akıllı vs. Salonu kendine aşık etti bir nevi. <strong>Nikesh Arora</strong>&#8216;nın aksine demeliyim. Adam bir buz dağıydı. Eren Emre Kanal&#8217;ın Arora-Le Meur sohbeti hakkındaki <a href="http://www.siberkultur.com/?q=nikesh-arora-leweb-2008">yazısını</a> okuyunuz.</p>
<p><strong>The Gillmor Gang</strong>: Komik ve şişko bir grup Amerikalı blogger. <strong>Michael Arrington</strong> &#8211; <em>Co-Founder &amp; Editor, TechCrunch, </em><strong>Hugh MacLeod</strong> – Cartoonist and professional blogger, gapingvoid.com, <strong>Gabe Rivera</strong> – Founder, TechMeme, <strong>Robert Scoble</strong> &#8211; Video Blogger, Fast Company, Doc Searls – Senior Editor, Linux Journal ve <strong>Steve Gillmor</strong> &#8211; Founder, The Gillmor Gang. Bu ekibe son anda <strong>Loic Le Meur</strong> da eklenince konu bir anda Amerika vs. Avrupa çatışmasına dönüştü. Çatışma da denmez gerçi, Loic kibarca savundu, Michael Arrington son derece sert şekilde lafı özetle &#8220;Avrupalılar zengin ve tembel, Amerikalılar kazanmayı sevdikleri için deliler gibi çalışıyorlar&#8221;a getirdi. Bu konuda söylenecek çok şey var, ama maalesef tartışma fazla da derine inemedi, çünkü Scoble sürekli komiklikler yaparak konuyu dağıttı.</p>
<p><strong>Ve Startup Competition</strong></p>
<p>İlk gün toplamda 30 firmanın yedişer dakikalık sunumlar yaparak kendilerini halk ve jüri oylamasını sundukları startup yarışması, ikinci gün finalistlerin ana sahnede sunum yaptıktan sonra ödüllerini almaları ile son buldu.</p>
<p>1. <a href="http://www.viewdle.com">Viewdle</a>: Video içinde arama yapmayı ve surat tanımlama teknikleri ile herhangi taramaları mümkün kılan, Ukrayna çıkışlı müthiş bir teknoloji. Son derece sade bir sunumla teknolojilerini anlattılar. Gelir modeli ise API&#8217;nın kademeli kısıtlamalarla kullanıma açılması. Salondan sürekli &#8220;vaay&#8221; &#8220;ooo&#8221; &#8220;hmm&#8221; sesleri yükseldi. Cidden inanılmaz bir teknoloji. Bunun web tabanına indirgenmiş olması da ayrı bir güzellik tabi.</p>
<p>2. <a href="http://www.webnode.com">Webnode</a>: Çek Cumhuriyeti&#8217;nden gelen bu startup, drag&amp;drop sistemiyle kişilerin/kurumların kendilerine ait web sayfaları veya e-dükkanlar kurmalarına imkan veriyor. Gelir kapısı freemium ve white label satışlar. Ayrıca white label satışlar için reseller vs. benzeri modellemeler de yapmışlar. Çok güzel bir model olduğunu düşünmekle birlikte, webnode&#8217;u finalistliğe taşıyan şey sanırım sunumdu. Babaannesinin 2. Dünya Savaşı ile başlayan evlilik hikayesini sunumuna bağlayan webnode, bu şekilde ciddi bir dikkat toplama sorununun önüne geçiyordu.</p>
<p>3. İtiraf etmeliyim adını unuttum. Şimdi açıp bakacağım tabi ki, bunu yazma sebebim ise son derece karlı, büyük ve sağlam bir operasyon olmasına rağmen, fazla da yaratıcı bir tarafı olmaması. <a href="http://www.zoover.com">zoover</a>. Kısaca tatil mekanı yorumlama servisi. Gelir kapısı CPA. 13 dilde yayın yapıyor, daha da büyüyecekler tabi.</p>
<p>Benim aklımda kalan iki tane daha startuptan bahsetmek istiyorum.</p>
<p>Birincisi toplam 25 milyon euro yatırım almış olan <a href="http://www.nimbuzz.com">Nimbuzz</a>. Hollanda çıkışlı bu startup bir adet mobil araç sunuyor ki bu araçla MSN, Skype, ICQ ve Gtalk gibi platformları ve de Facebook, Myspace de dahil olmak üzere 23 sosyal ağ üzerinden arkadaşlarınızı arayabiliyor, mesaj atabiliyor, dosya ve de lokasyon paylaşabiliyorsunuz. Hem de ücretsiz. Öncelikle 25 milyon Avrupa için çok çok yüksek bir rakam. 32 milyonla sevenload Almanya rekoru kırdı bilindiği gibi. Nimbuzz&#8217;ın bu erken aşamada 25 milyon yatırım almış olmasının tek bir açıklaması var: MOBİL! 6 ay sonra Türkiye&#8217;de de 3G yürürlüğe gireceği düşünülürse, hazırlıklara başlamakta fayda var. Nimbuzz Türkçe olarak da yayın yapıyor tabi, onu da hesaba katmak lazım.</p>
<p>Diğer startup ise çok daha niş bir alanı çok iyi bir dokunuşla <em>var eden</em> KonoLive. İsrailli girişimcilerin ürünü olan <a href="http://www.konolive.com/">KonoLive</a> instant collaboration sunuyor. Adobe Air üzerinden masaüstünde çalışan ürün, listenizdeki herkesle proje, görev veya grup bazlı olarak iş yapmanızı sağlıyor. Etkinlikler, görevler, dosyalar vs. gibi gerekli olan tüm araçlar işin içinde. Henüz betayı yeni başlatmış olmalarına rağmen ileride çok önemli firmalardan biri olacaklarını düşünüyorum. Instant collaboration kavramı, benim için şu ana kadarki tüm proje yönetim araçlarının en büyük sorununu tek kelimede çözüyor.</p>
<p>LeWeb bence gerçekten de son derece keyifliydi. Arada sırada sinirim bozulmuş ve de yemek kapabilmek için birkaç VC&#8217;nin üstüne basmak zorunda kalmış olsam da önemli insanlarla tanıştım, internetin geleceği ile ilgili birçok önemli şey öğrendim diyebilirim. Artık bu tarz etkinliklerin çoğuna bloggerları bir şekilde dahil ediyorlar ve Türkiye gibi önemli ama bir o kadar da gizemli pazarlardan gelen insanlara yönelik büyük ilgi olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Bunun verdiği avantajla Etohum organizasyonundan baya bir insana bahsetme ve yaz civarı için İstanbul ziyaretleri sözü alma şansı bulduğumu da inceden çıtlatmış olayım. =)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sekipcangokalp.com/2008/12/aciz-usuyoruz-yardim-cagiramiyoruz-leweb-08-izlenimleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Düsseldorf European Venture Summit</title>
		<link>http://sekipcangokalp.com/2008/12/dusseldorf-european-venture-summit/</link>
		<comments>http://sekipcangokalp.com/2008/12/dusseldorf-european-venture-summit/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Dec 2008 12:25:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Şekip Can Gökalp</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlik]]></category>
		<category><![CDATA[Gözlem]]></category>
		<category><![CDATA[düsseldorf]]></category>
		<category><![CDATA[european venture summit]]></category>
		<category><![CDATA[evs]]></category>
		<category><![CDATA[sunum]]></category>
		<category><![CDATA[venture capital]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sekipcangokalp.com/?p=18</guid>
		<description><![CDATA[Katıldığım ve internete girip laptop açabildiğim etkinliklerden canlı şekilde blog yayını yapmayı planlıyorum. Bunun için scribblelive kullanacağım. Keşfetmemi sağladıkları için berlinblase&#8216;ye teşekkür etmeliyim.
European Venture Summit, ICT (bu biz internetçiler oluyoruz), Biotech ve Cleantech başlıklarıyla 5 salonda eş zamanlı ilerleyen bir konferans. İki tip seans var, biri klasik panel tipinde, diğerinde 90 dakika süresince 6 kadar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Katıldığım ve internete girip laptop açabildiğim etkinliklerden canlı şekilde blog yayını yapmayı planlıyorum. Bunun için <a href="http://www.scribblelive.com">scribblelive</a> kullanacağım. Keşfetmemi sağladıkları için <a href="http://berlinblase.de">berlinblase</a>&#8216;ye teşekkür etmeliyim.</p>
<p><a href="http://www.e-unlimited.com/evs">European Venture Summit</a>, ICT (bu biz internetçiler oluyoruz), Biotech ve Cleantech başlıklarıyla 5 salonda eş zamanlı ilerleyen bir konferans. İki tip seans var, biri klasik panel tipinde, diğerinde 90 dakika süresince 6 kadar firmanın sunum yapıp, VC sorularına yanıt verdiği <em>review </em>seansları.</p>
<p>Ortam son derece ağır bir VC ortamı. Diyor ki; takım elbise giymemiş tek insan evladı benim. Yarın ben de giyeceğim, lanet olsun! =) Sunum seanslarında henüz tek bir ilginç firma görebildim, bu firmalarla ilgili bir yazıyı etkinlik sonrasına saklıyorum.</p>
<p>İnternete bağlanmakla ilgili sıkıntıları ancak çözebildiğim için, sabahki &#8220;Are European Venture Capitalists Risk Averse?&#8221; başlıklı paneli ve sonrasında girdiğim sunumları yayınlayamadım, ama TSİ 15:30&#8242;da başlayacak &#8220;How Might Cloud-Computing Alter the Digital World?&#8221; panelini bu blogda yeni bir yazı olarak canlı bloglayacağım. Basitçe açıklamak gerekirse, embed edilmiş bir iframe içinde sayfayı yenilemeden benim geçtiğim notları (ve başka etkinliklerde fotoğrafları) görebileceksiniz.</p>
<p>Cloud-Computing seansında sahnede olacak kişiler; Hans van der Hoek (moderatör), Dr. Thomas Mendel, Dr. Jari Koister ve Tom Leyden. İlgili bilgileri <a href="http://www.e-unlimited.com/events/p200245/speakers.asp">şurada</a> bulabilirsiniz, benim daha önceden tanıdığım/bildiğim pek kimse yok. Dediğim gibi, son derece ağır bir VC ortamı var. Benim için de ilginç bir tecrübe olduğu kesin. Şu anda bulunduğum oda 1e1 görüşmelerin yapıldığı masaların olduğu bir oda. Sağımda solumda açık ekranlarda garip garip grafikler açık, herkes konuşmaya okuduğu okulları ve çalıştığı firmaları sayarak başlıyor. Sunumlarda ise bir VC bir girişimciyi nasıl paramparça eder örneğine altı sunumdan dördünde şahit olduğum için nasıl hissetmeliyim bilmiyorum. Yarın da bir sunum seansından canlı yayın yapıp bu kanlı etkinliği sizlerle paylaşmayı düşünüyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://sekipcangokalp.com/2008/12/dusseldorf-european-venture-summit/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
